Eko-Tasarım Yeşil Makinelere Doğru

İnsanliğin Geleceği Açısından Kayıtsız Kalamayacağımız İklim Değişikliği Nedeniyle BM ve AB Tarafından Çevre ile Enerji Kavramlarını İç İçe Geçiren Bir Takım Hedef ve Kararlar Ortaya Konuldu. Üretilmesi ve Kullanılmasında Çevresel Etkilere Neden Olan Enerjinin Çok Büyük Bir Kısmını Karşılayan Fosil Yakıtların, Yakın Bir Gelecekte Tükeneceği Aşikâr. Bununla Birlikte Dünya Nüfusu ve İnsan İhtiyaçlarının Sürekli Artması ise Enerji Temininin Sürdürülebilirliğini Tehdit Ediyor.

Yazımızda, Gümrük Birliği nedeniyle ülkemiz için de bağlayıcı yönleri bulunan AB’nin çevre ve enerji politikaları ve özellikle Kyoto Protokolü sonrası gelişen süreçte CO2 (karbondioksit) azaltımı konusundaki taahhütler ve buna bağlı geliştirilen politikalardan olan ve kısaca Eko- Tasarım olarak adlandırılan düzenlemelerin makine sektörü ile ilgisini ele alacağız. Avrupa Birliği’nin, 2008’de kabul edilen ve 20/20 olarak adlandırılan “İklim ve Enerji Paketi” temel hedefleri olarak;

• 2020 yılına kadar sera gazı emisyonlarını 1990 yılı seviyesinin yüzde 20 altına düşürmek,

• 2020 yılında kullanılacak enerjinin yüzde 20’sini yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlamak,

• 2020 yılına kadar enerjide yüzde 20’lik tasarruf yapmak şeklinde karşımıza çıkıyor. Bu doğrultuda oluşturulan önemli politika araçlarından birisi Eko-Tasarım mevzuatı olarak adlandırılan “Ürünlerin Çevreye Duyarlı Tasarımına İlişkin Çerçeve Yönetmelik” ve bu Yönetmeliğe dayanılarak oluşturulan “Uygulama Tebliğleri”dir.

EKO-TASARIM DÜZENLEMELERİNE İLİŞKİN POLİTİKA ARAÇLARI:

Enerji Etiketi

1992 yılında kabul edilen ve 2010 yılında kapsamı geliştirilen “2010/30/EC, Enerji İle İlgili Ürünlerin Enerji ve Diğer Kaynak Tüketimlerinin Etiketleme ve Standart Ürün Bilgileri Yoluyla Gösterilmesi Hakkında Yönetmelik” kapsamına giren; soğutucular, çamaşır makineleri, bulaşık makineleri, kurutmalı çamaşır makineleri, fırınlar, ampuller, klimalar, doğrusal olmayan ev tipi lambalar, sokak ve ofis aydınlatması gibi elektrikli ev aletlerinin enerji ve diğer kaynak tüketimleri hakkında şekli tanımlanmış olan etiketin ürüne iliştirilmesi ile tüketicinin bilgilendirilmesi amaçlanmıştır.

EMAS (Çevre Yönetim ve Denetim Planı)

Sanayi sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin çevresel performanslarını geliştirme yönünde gösterdikleri çabanın kamuoyu tarafından bilinmesine olanak sağlayacak EMAS (Eco-Management and Audit Scheme), işletmelerin kendi içlerinde gerçekleştirdikleri çevre yönetim sisteminin bağımsız bir denetim firması tarafından sürekli izlenmesidir. Çevre Yönetimi ve Denetleme Planı (EMAS), başta KOBİ’ler olmak üzere, özel veya kamuya ait kuruluşları, çevresel performanslarını artırma konusunda teşvik etmeyi hedefliyor. Bu sistemin gereklerini yerine getiren işletmeler, EMAS logosunu kullanmaya hak kazanıyor ve çevrenin korunmasına yönelik hassasiyetlerini ilgili taraflara ileterek prestij sahibi oluyor.

Eko-Etiket (Eco-Label)

Çevre dostu ürün ve hizmet üretilmesini teşvik etmek üzere 1992 yılında tesis edilen gönüllü bir çevresel performansın etiketlenmesi sistemidir. Avrupa Eko-Etiket Kurulu (EUEB), kriterler geliştirilecek öncelikli ürün gruplarını belirliyor. AB Eko-Etiket sistemine hâlihazırda dâhil ürün grupları: Temizlik-giyim ürünleri, yardımsız yapılabilen işler (boyalar ve cilalar), elektronik cihazlar (kişisel bilgisayarlar, taşınabilir bilgisayarlar, televizyonlar), zemin döşemeleri, mobilya, bahçecilik, ev aletleri, yağlar, diğer ev eşyaları, kâğıt (kopya ve grafik kâğıtları, kâğıt peçeteler), hizmetler (kampyeri hizmetleri, turistik konaklama hizmetleri) gibidir. Eko-Etikete ilişkin kriterler belirlenirken, ürünün, iklim değişikliği, enerji ve kaynak tüketimi üzerindeki etkileri; atık, emisyon, tehlikeli maddelerin açığa çıkmasına neden olup olmaması; üretimde kullanılan tehlikeli maddelerin daha güvenli maddelerle değiştirilmesi; ürünün kullanım ömrü ve yeniden kullanılabilir olma özelliği gibi hususlar dikkate alınıyor.

Yeşil Kamu Alımı (Green Public Procurement-GPP)

Kamu otoriteleri tarafından yapılan satın alma işlemlerinde, yaşam döngüsü boyunca çevreye etkisi en az olan ürün, hizmet ve işlerin tercih edilmesi politikasıdır. AB çapında GSYİH’nin yüzde 16’sını kamu alımlarının oluşturduğu düşünüldüğünde, kamu alımlarının çevrenin korunmasına yönelik ne kadar büyük potansiyele sahip olduğu daha iyi anlaşılabilir. “Yeşil Kamu Alımları”nın en büyük faydası, özel sektöre örnek olması ve piyasanın işleyişini çevreye duyarlı üretim açısından olumlu yönde etkilemesi. Enerji Yıldızı (Energy Star) Gönüllü bir enerji verimliliği etiketi programı olup, program Amerika Çevre Koruma Ajansı tarafından yürütülüyor. Programın AB’de uygulanması için imzalanan “Ofis Ekipmanları İçin Enerji Verimliliği Etiketlemesi Programlarının Koordinasyonuna İlişkin Anlaşma”; bilgisayarlar, bilgisayar monitörleri, fotokopi makineleri, yazıcılar, dijital çoğaltıcılar, faks makineleri, tarayıcılar gibi ofis ekipmanlarının üreticilerini söz konusu ekipmanların enerji performanslarını artırmaya teşvik etmeyi hedefliyor. Enerji Star, AB’nin enerji verimliliği politikalarının önemli bir parçası. Piyasada enerji verimli ofis ekipmanlarının bulunmasını sağlamayı amaçlaması açısından bakıldığında Eko-Tasarım Yönetmeliği’ni tamamlar nitelikte.

Atık Elektrikli Ve Elektronik Eşyaların Kontrolü Yönetmeliği (2012/19/EU - WEEE)

Yönetmelik, elektrikli ve elektronik ekipman atıklarının ayrı toplanmasını ve geri kazanımını zorunlu kılıyor. Yönetmeliğin kapsamına ise; büyük ve küçük ev aletleri, bilgi teknolojileri ve telekomünikasyon ekipmanları, tüketici ekipmanları, aydınlatma ekipmanları, elektrikli ve elektronik araçlar (büyük ölçekli sabit endüstriyel araçlar hariç), oyuncak, eğlence ve spor ekipmanları, tıbbi aletler (mikrop ve bulaşıcı taşıyanlar hariç), kontrol ve izleme aygıtları ve otomatlar giriyor.

Bazı Zararlı Maddelerin Kullanımının Sınırlandırılması Yönetmeliği (2011/65/EU - ROHS)

Elektrikli ve elektronik ekipman atıkları ayrı toplanmış olsalar dahi içerdikleri tehlikeli maddeler nedeniyle risk taşır. Söz konusu maddeler ise ağır metaller, PBB (çok bromlu bifenil) ve PBDE (çok bromlu difenil eteril) olarak sıralanıyor. Yönetmelik, WEEE kapsamındaki ekipmanların üretim sürecinde, altı maddenin (kurşun, civa, kadmiyum, heksavalent krom, PBBs ile PBDEs maddeleri) kullanımını kısıtlayarak, söz konusu ürün atıklarının çevresel etkilerini azaltmayı ve aynı zamanda WEEE Yönetmeliği’ni tamamlayıcı nitelikte, insan sağlığı ve çevrenin korunmasını sağlayacak şekilde bu ürünlerin geri kazanımını ve bertarafını amaçlıyor.

Eko-Tasarım Yönetmeliği Ve Uygulamaları

Eko-Tasarım, üretilmesi planlanan ürün için gerekli olan hammaddenin elde edilmesinden, fonksiyonel bir ürüne dönüştürülmesine ve kullanım ömrünü tamamladıktan sonra bertaraf edilmesine kadarki tüm süreçleri içine alan ürünün yaşam döngüsü yaklaşımının tasarıma sistematik bir şekilde dâhil edilmesidir. Yaşam döngüsü evreleri ile ilgili; malzemelerin, enerjinin ve temiz su gibi diğer kaynakların tahmini tüketimi, havaya, suya ve toprağa yapılan tahmini emisyon, gürültü, titreşim, radyasyon, elektromanyetik alanlar gibi fiziksel etkenler nedeniyle oluşacağı tahmin edilen kirlilik, oluşması beklenen atık miktarı ve yeniden kullanım, geri dönüşüm ve malzemenin veya enerjinin geri kazanım olanakları gibi çevresel boyutlar değerlendirilir.

Eko-Tasarım Yönetmeliği

2005/32/EC sayılı Enerji Kullanan Ürünlerin (EuPs) Eko-Tasarım Gereklerine Dair Yönetmelik, ürünlerin yaşam döngülerindeki bütün süreçlerde (hammaddenin elde edilmesinden, ürünün kullanım ömrü sonunda bertarafına kadar) çevresel koşulları ürünün tasarım aşamasına dâhil ederek ürünlerin çevresel performansları geliştirmeyi ve böylece çevreye duyarlı ürünlerin AB pazarında serbest dolaşımını amaçlıyor. Yönetmelik, ilk uygulamaya girdiğinde kapsamı sadece enerjiyi kullanan ürünlerle sınırlı tutulmuştu. Ancak ilerleyen zamanlarda Yönetmelik enerjiyle ilgili tüm ürünleri kapsamına alacak şekilde genişletildi ve 2008 yılında Komisyonun önerisiyle 2009/125/EC olarak revize edilerek 2009 yılı Kasım ayında yürürlüğe girdi. Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan ve kabul edilen “Uygulama Tebliğleri” ile ise her ürün için uyulması gereken Eko-Tasarım gereklerini detaylı bir şekilde tanımlıyor. Ürünlerin AB pazarında serbest dolaşıma girebilmesi için söz konusu Uygulama Tebliğleri’nde yer alan asgari gerekleri sağlaması zorunludur. Hangi ürünler için uygulama tebliği hazırlanacağı ise çerçeve yönetmeliğinin 16. maddesine dayanılarak hazırlanan çalışma planıyla belirleniyor.

TÜRKİYE’DE MEVCUT DURUM

Eko-Tasarım Yönetmeliği (2009/125/EC) Türkiye’de Bakanlar Kurulu Kararı ile çerçeve bir yönetmelik olarak “Enerji İle İlgili Ürünlerin Çevreye Duyarlı Tasarımına İlişkin Yönetmelik” adı altında uyumlaştırılarak ve 7.10.2010 tarihli ve 27722 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Türkiye’de enerji etiketlemesi ilgili düzenlemeler AB ile eşgüdüm halinde uygulamaya alınırken söz konusu çerçeve yönetmelik altındaki Uygulama Tebliğleri de kısım kısım uyumlulaştırılıyor. Burada da esas olan AB ile eşgüdüm sağlanması iken sektörel ihtiyaçlar doğrultusunda bazı düzenlemelerin AB’den gecikmeli olarak hayata geçirildiği görülüyor. Eko-Tasarım faaliyet alanına bakıldığında başlangıçta tüketici ürünlerine odaklanıldığı sonrasında ise profesyonel ürünlere, yapı elemanlarına ve makinelere yönelik genişleme sağlandığı anlaşılıyor. Elektrik motorları, pompalar, endüstriyel soğutucular/ ısıtıcılarda uygulama başlamışken takım tezgâhları, kompresörler, buhar kazanları ve asansörleri gibi makine sektörünü doğrudan ilgilendiren alanlarda ise çalışmalar sürdürülüyor. Önceleri bir prestij olarak kabul edilen çevreci ürün imal etmenin bugün artık bir zorunluluk olmasına üreticilerimizin süratle uyum sağlaması, sahneyi başka aktörlere bırakmamak açısından gerekli görülüyor. Esasen Türkiye’nin AB teknik mevzuatını uyumlaştırma yükümlülüğü bulunmakla birlikte bu durum, sıfırdan mevzuat hazırlamak zorunda olunmaması ve ürünlerimizin başta AB olmak üzere tüm dünya ülke pazarlarına açılmasına imkan sağlaması bakımından bir avantaj. Ancak ülkemizin bu avantajı yaşayabilmesi için AB’deki mevzuat çalışmalarına etkin katılımı ve takibi ile hazırlanan mevzuata göre politikaların ve planların oluşturulması ve bunların adım adım uygulamaya geçirilmesi önem arz ediyor.

Uygulama Tebliğleri’nin hazırlanmasına sektörün tüm paydaşları dâhil edilerek aşağıdaki çerçevede çalışmalar yürütülüyor:

Çalışma planında yer alan ürünle ilgili hazırlık çalışmasının yapılması,

• Danışma forumunda konuyla ilgili uzmanlar, üye ülke temsilcileri, ilgili sivil toplum kuruluşları gibi sektörün tüm paydaşlarının bilgilendirilmesi, görüş ve önerilerinin alınması,

• Uygulama tebliği ile ilgili çevresel, ekonomik ve sosyal etki değerlendirmelerinin, analizlerin yapılması ve tebliğin taslak haline getirilmesi,

• Taslak tebliğin üye ülke temsilcilerinden oluşan bir düzenleme komitesi tarafından, çoğunluk esasına göre gözden geçirilmesi,

• Avrupa Parlamentosu tarafından incelenmesi ve Dünya Ticaret Örgütü’ne bildirilmesi,

• Uygulama tebliğinin bir komisyon tüzüğü olarak kabul edilmesi.

Geçiş Dönemi Kapsamı

Eko-Tasarım Yönetmeliği’nin uygulamaya girdiği 2005 yılından ilk çalışma planın kabul edildiği 2008 yılına kadar olan süreç, geçiş süreci olarak adlandırılıp aşağıdaki ürünleri kapsıyor:

• Isıtma ve su ısıtma ekipmanları (kazanlar ve su ısıtıcıları),

• Elektrik motorları,

• Ev ve üçüncül sektör aydınlatması,

• Ev aletleri,

• Evlerde ve üçüncül sektörlerde kullanılan ofis ekipmanları,

• Tüketici elektroniği, • Isıtma ve soğutma (iklimlendirme) ekipmanları,

• Elektrik ve elektronik ürünlerin hazır bekleme modu.

Birinci Çalışma Planı (2009-2011) Kapsamı

• Klima ve vantilatör sistemleri,

• Elektrikli ve fosil yakıtlı ısıtma ekipmanları,

• Gıda hazırlama ekipmanları,

• Endüstriyel ve laboratuvarlarda kullanılan ocak ve fırınlar,

• Takım tezgahları,

• Ağ, veri işleme ve veri depolama ekipmanları,

• Soğutucu ve dondurucu ekipmanlar,

• Ses ve görüntü ekipmanları,

• Trafolar,

• Su kullanan cihazlar.

İkinci Çalışma Planı (2012-2014) Kapsamı

• Pencereler, • Buhar kazanları (50 MW’dan küçük olanlar),

• Güç kabloları, • Şirketlere ait sunucular, depolama ekipmanları ve yan ekipmanlar,

• Akıllı cihazlar/sayaçlar,

• Şarap depolama cihazları,

• Su ile ilgili ürünler

• Şartlı ürün grupları listesi

• Pozitif deplasmanlı pompa (gel-git pompa),

• 200 W’ın altıdaki küçük (kesirli) güçlü motorlar,

• Isı kontrolü, • Aydınlatma kontrolü,

• Binalar için ısı yalıtım malzemeleri.

Eko-Tasarım 2016-2019 Çalışma Planı

• Bina otomasyon ve kontrol sistemleri,

• Elektrikli su ısıtıcılar,

• El Kurutucular,

• Asansörler,

• Güneş panelleri ve invörterler,

• Soğutucu konteynerler,

• Yüksek basınçlı yıkayıcılar.

Ayrıntılı bilgi için http://ec.europa.eu/ growth/industry/sustainability/ecodesign_en adresine bakılabilir.

Türk Makine Sektörüne Genel Bakış   Makine Sektörü Raporları   Projeler   Makaleler
Hedefler, avantajlar, başlıca ürün grupları, ilerleme kaydedilen ülkeler, çarpıcı istatistikler »
 
Makine sektörü ile ilgili yayınlar, makaleler, dernek katalogları ve sunumlar »
 
Makfed tarafından yürütülen projeler ile ilgili bilgilere erişim »
 
Makine sektörü hakkında yayınlanan önemli makaleler »
 
 
MAİB MTG moment_expo
OAİB
OAİB
 
   
 
Makine İmalat Sanayii Dernekleri Federasyonu

Atatürk Bul. No: 193 ASO Kule 7.Kat, Kavaklıdere, Ankara
T: +90 312 426 40 50 • F: +90 312 468 42 91 • info@makfed.org